Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993
ArabuluculukZorunlu Arabuluculuk 05 Şubat 2026

Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi ve Hukuki Hesaplama Kuralları

·05 Şubat 2026 ·4 dk okuma

Hukuk sistemimizde zorunlu dava şartı arabuluculuk; mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve uyuşmazlıkları sulh yoluyla hızlıca çözüme kavuşturmayı amaçlayan kurucu bir müessesedir. Arabuluculuk…

Hukuk sistemimizde zorunlu dava şartı arabuluculuk; mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve uyuşmazlıkları sulh yoluyla hızlıca çözüme kavuşturmayı amaçlayan kurucu bir müessesedir. Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşamama ile sonuçlanması halinde hak sahibinin yargı yoluna başvurarak dava açması gerekir.

Ancak arabuluculuktan sonra dava açma süresi, tek bir sabit zaman dilimine (örneğin yalnızca 2 haftalık bir süreye) bağlı değildir. Bu süre; uyuşmazlığın hukuki niteliğine, tabi olduğu zamanaşımı veya hak düşürücü sürelere göre milimetrik hesaplama gerektiren son derece hassas bir usul hukuku konusudur. Sürelerin tek bir gün dahi kaçırılması, davanın esasına girilmeden dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilmesine yol açar.

1. Arabuluculuk Sürecinde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelerin Durması

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) uyarınca, dava şartı olarak arabuluculuk bürosuna başvurulmasıyla birlikte kanuni bir koruma kalkanı devreye girer:

  • Sürelerin Durması: Arabuluculuk bürosuna resmi başvurunun yapıldığı tarihten, arabulucu tarafından uyuşmazlığın uzlaşmazlıkla bittiğine dair Son Tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede, davaya ilişkin tüm zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur.
  • Sürelerin Yeniden İşlemesi: Son tutanak taraflarca imzalandığı an, duran zamanaşımı saati yeniden işlemeye başlar. Davacının, başvurudan önce cebinde kalan süreyi hesaplayarak, son tutanak tarihinden itibaren o kalan bakiye süre içinde davasını açması şarttır.

[Dava Açma Süresi Başlar] ➔ (Süre İşler) ➔ [Arabuluculuk Başvurusu: SÜRE DURAR] ➔ [Son Tutanak: KALDIĞI YERDEN DEVAM EDER]

2. Uyuşmazlık Türlerine Göre Arabuluculuk Sonrası Dava Açma Süreleri

Uyuşmazlığın niteliğine göre kanun koyucu tarafından belirlenen özel hak düşürücü süreler ve zamanaşımı takvimleri şu şekildedir:

A. İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Süreler

  • İşe İade Davaları (En Katı Süre): İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesihten itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, arabuluculuk Son Tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren tam 2 hafta içinde İş Mahkemesinde dava açılmalıdır (4857 sayılı İş Kanunu m. 20). Bu 2 haftalık süre kesin hak düşürücü süredir.
  • İşçilik Alacakları ve Tazminatlar: Kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ve ücret alacakları fesih tarihinden itibaren 5 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Arabuluculukta geçen süre bu 5 yıla eklenir; son tutanaktan sonra 5 yıllık süreden geriye kalan bakiye zaman diliminde dava açılabilir.

B. Kira ve Gayrimenkul Hukuku Uyuşmazlıklarında Süreler

  • Tahliye Davaları: İhtiyaç nedeniyle tahliye, yeniden inşa veya iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davalarında kanun 1 aylık hak düşürücü süre öngörmüştür (Örn: Kira dönem sonundan itibaren 1 ay). Malik bu 1 aylık süre içinde arabuluculuğa başvurmalıdır. Başvuruyla süre durur; anlaşamama son tutanağı imzalandıktan sonra 1 aydan geriye kalan gün sayısı içinde dava açılmalıdır.
  • Kira Tespit Davaları: Kira bedelinin tespiti davalarında dönemsel hakların korunması adına yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış veya ihtarın çekilmiş olması kritiktir.
  • Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davaları: Hisseli taşınmazların satışı veya paylaşılması istemli davalar mülkiyet hakkına ilişkin olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya süre sınırına tabi değildir. Son tutanaktan sonra her zaman dava açılabilir.

C. Ticaret Hukuku Uyuşmazlıklarında Süreler

  • Ticari Alacak Davaları: Türk Ticaret Kanunu kaynaklı uyuşmazlıklarda genel olarak 5 veya 10 yıllık zamanaşımı süreleri işler. Arabuluculuk son tutanağından sonra bu sürelerden kalan bakiye zaman içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılabilir.

3. Dava Açarken Yapılan En Büyük Usul Hatası: Son Tutanağın Sunulmaması

Arabuluculuk süreci anlaşamama ile bittikten sonra dava açılırken Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve HUAK kuralları gereği şu usule dikkat edilmelidir:

Dava Dilekçesinin Sunulması ➔ Son Tutanak Aslı/Sureti Eklendi mi?

EVET ➔ Yargılama Esastan Başlar

HAYIR ➔ Mahkeme 1 Haftalık Kesin Süre Verir ➔ Sürede Sunulmazsa Dava Usulden Reddedilir

  • Zorunlu Suret Eklenmesi: Dava dilekçesi mahkemeye sunulurken, arabuluculuk Son Tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dilekçeye eklenmesi zorunludur.
  • 1 Haftalık Kesin Süre: Eğer son tutanak dava açılırken sisteme eklenmemişse, mahkeme davacıya bu eksikliği tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde tutanak mahkemeye sunulmazsa dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk son tutanağının tarihi ile e-imza tarihi farklı olursa hangi tarih esas alınır?

Arabuluculuk son tutanağında fiziki imza veya e-imza süreçlerinin tamamlandığı, tutanağın hukuken geçerlilik kazandığı nihai tarih esas alınır. Şüphe durumunda hak kaybı yaşamamak adına en erken tarihe göre hareket edilmesi tavsiye edilir.

İşe iade davasında 2 haftalık süre hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Son günü hafta sonu veya resmi tatile denk gelen hak düşürücü süreler, takip eden ilk iş gününün mesai bitimine (elektronik ortamda saat 23:59’a) kadar uzar.

Arabuluculukta anlaşamayıp davayı geç açarsam ne olur?

Söz konusu uyuşmazlık işe iade veya tahliye davası gibi katı hak düşürücü sürelere tabi ise sürenin geçirilmesi durumunda dava usulden reddedilir ve hak tamamen kaybedilir. Zamanaşımına tabi alacak davalarında ise karşı tarafın zamanaşımı def'inde bulunması halinde dava reddedilir.

Hukuki Desteğin Önemi

Arabuluculuk sonrasındaki dava açma sürelerinin hesaplanması; takvim günlerinin milimetrik sayılması, uyuşmazlık türüne göre hak düşürücü sürelerin doğru tespiti ve arabuluculukta geçen durma sürelerinin bakiye zamana eklenmesi gereken teknik bir konudur.

Arabuluculuk son tutanağı imzalandığı andan itibaren hak kaybı yaşamamak ve dava şartı eksiklikleriyle karşılaşmamak adına sürecin alanında uzman bir avukat vasıtasıyla yürütülmesi önerilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar