Ceza yargılamasında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın özgürlüğü kısıtlanan kişilerin, bu süreçte gözaltında veya tutuklulukta geçirdikleri sürelerin nihai cezadan…
Ceza yargılamasında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın özgürlüğü kısıtlanan kişilerin, bu süreçte gözaltında veya tutuklulukta geçirdikleri sürelerin nihai cezadan düşülmesine mahsup denir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 63. maddesinde düzenlenen bu kurum, hürriyetten yoksun kalınan sürelerin yol açtığı hak kayıplarını gidermeyi ve hakkaniyeti sağlamayı amaçlar.
TCK 63 Mahsup Şartları Nelerdir?
Geçici olarak özgürlükten yoksun kalınan sürelerin infaz edilecek cezadan indirilebilmesi için üç temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Hürriyetin Kısıtlanmış Olması: Kişinin yakalama, gözaltı, tutuklama veya gözlem altına alınma gibi koruma tedbirleri nedeniyle fiilen özgürlüğünden yoksun kalması şarttır.
- Mahkûmiyet Hükmünün Kesinleşmemiş Olması: Özgürlüğü kısıtlayan tedbirlerin, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önceki bir dönemde uygulanmış olması gerekir.
- Kesinleşmiş Bir Cezanın Bulunması: Kişi hakkında, hürriyetin kısıtlanmasına neden olan suçtan veya şartları varsa sonradan işlenen başka bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün bulunması zorunludur.
Hangi Durumlar Mahsuba Konu Olabilir?
TCK m. 63 uyarınca mahsup hesabına dahil edilebilecek özgürlüğü kısıtlayıcı durumlar şunlardır:
- Yakalama: Kolluk tarafından şüpheli sıfatıyla kişinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlandığı andan itibaren geçen süre.
- Gözaltı: Yakalanan kişinin adli işlemler tamamlanana kadar fiilen gözaltında geçirdiği süreler.
- Tutuklama: Hakim kararıyla tutuklanan kişinin, tutuklandığı tarih ile tahliye edildiği veya mahkûmiyetin kesinleştiği tarih arasındaki süre.
- Gözlem Altına Alma: Şüphelinin akıl sağlığının tespiti amacıyla bir sağlık kuruluşunda geçirdiği gözlem süreleri.
Önemli Hatırlatma: Hürriyeti kısıtlanan kişiler, bu süreler cezalarından mahsup edilmiş olsa dahi, haksız yere gözaltında veya tutuklu kaldıkları süreler için devlete karşı haksız tutuklama tazminatı davası açma hakkına sahiptir.
Adli Kontrol Tedbirlerinde Mahsup Yapılır mı?
Kural olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 109) kapsamında uygulanan adli kontrol tedbirlerinde (imza atma, yurt dışına çıkış yasağı vb.) geçen süreler şahsi hürriyeti tam anlamıyla kısıtlamadığı için mahsuba konu edilmez.
İstisna: Uyuşturucu, uyarıcı veya alkol bağımlılığı nedeniyle tedavi amacıyla hastanede veya yatarak tedavi merkezlerinde geçirilen süreler mahsup hesabında dikkate alınır.
Hapis ve Adli Para Cezasından Mahsup Nasıl Hesaplanır?
Mahsup işlemi, mahkûm olunan cezanın türüne göre farklılık gösterir:
[Hapis Cezasında Mahsup] > Tutulu kalınan gün sayısı, toplam hapis cezasından birebir (gün gün) düşülür.
[Adli Para Cezasından Mahsup] > Tutulu kalınan HER BİR GÜN = 100 TL olarak hesaplanır ve toplam para cezasından indirilir.
- Örnek: Yargılama sürecinde 30 gün tutuklu kalan bir kişiye 10.000 TL adli para cezası verildiğinde; 30 gün x 100 TL = 3.000 TL indirim yapılır ve ödenmesi gereken tutar 7.000 TL’ye düşer.
Başka Bir Suçtan Tutukluluğun Mahsup Edilmesi
Bir davada tutuklu kalıp sonrasında beraat eden veya takipsizlik alan bir kişinin, bu tutuklu kaldığı süreleri daha sonra işlediği başka bir suçun cezasından mahsup ettirmesi mümkündür.
Bu işlemin yapılabilmesi için şu koşullar aranır:
- İlk suç nedeniyle hürriyetin kısıtlanmış olması (tutuklama, gözaltı vb.),
- İkinci suçun, ilk suça ilişkin kararın kesinleşmesinden ÖNCE işlenmiş olması,
- İkinci suça ilişkin cezanın kesinleşmiş bulunması.
Kritik Nokta: Eğer ikinci suç, ilk davadaki mahkûmiyet veya beraat kararının kesinleşmesinden sonra işlenmişse, ilk davadaki tutukluluk süreleri yeni suçun cezasından mahsup edilemez.
Yabancı Ülkelerde Geçirilen Sürelerin Mahsubu (TCK m. 16)
İşlenen bir suç nedeniyle yabancı bir ülkede gözaltında, tutuklulukta veya cezaevinde geçirilen süreler; aynı suçtan dolayı Türkiye'de yapılan yargılama sonucunda verilen cezadan aynen mahsup edilir.
Mahsup Kararı Nasıl Alınır? (Resen Dikkate Alma)
TCK m. 63 emredici nitelikte bir hükümdür. Dolayısıyla mahsup kararının verilmesi için sanığın veya avukatının talepte bulunması şart değildir; mahkeme veya infaz hakimi mahsup işlemini kendiliğinden (resen) yapmak zorundadır.
Mahsup Talep Dilekçesi Zorunlu mudur?
Mahkemenin gözden kaçırdığı veya infaz aşamasında hesaplanmayan süreler için hükmü veren mahkemeye veya İnfaz Hakimliğine bir dilekçe ile başvurularak mahsup talep edilebilir.
Mahsup İşlemlerinde Yetkili ve Görevli Mahkeme
Mahsup kararını vermeye yetkili ve görevli merci, mahkûmiyet hükmünü veren ceza mahkemesidir. İnfaz aşamasına geçildikten sonra ortaya çıkan mahsup taleplerinde ise kararı inceleyecek ve uygulayacak merci İnfaz Hakimliğidir.
Sürecin Hukuki Önemi
Ceza hukukunda mahsup, kişinin özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren ve cezaevinde kalacağı süreyi (infaz süresini) doğrudan etkileyen teknik bir konudur. Gün hesabında yapılacak küçük bir hata dahi kişinin fazladan cezaevinde kalmasına yol açabilir. Bu nedenle mahsup şartlarının tespiti ve takibi sürecinde uzman bir ceza avukatı ile çalışılması hak kayıplarının önüne geçecektir.
Yazar: Demirci Hukuk Ekibi
Tüm Yayınlar