İş Hukukuİşveren Hakları 17 Temmuz 2026

İşçinin Çalışma Arkadaşlarını İşverene Karşı Kışkırtması: Geçerli Nedenle Fesih ve Hukuki Sonuçları

İşyerlerinde barışçıl ve verimli bir çalışma ortamının tesisi, hem işverenin yönetim hakkının bir gereği hem de iş sağlığı ve güvenliğinin temel taşlarından biridir. Bir işçinin, çalışma…

İşyerlerinde barışçıl ve verimli bir çalışma ortamının tesisi, hem işverenin yönetim hakkının bir gereği hem de iş sağlığı ve güvenliğinin temel taşlarından biridir. Bir işçinin, çalışma arkadaşlarını işverene karşı kışkırtması, işyerindeki hiyerarşik yapıyı, çalışma barışını ve işlerin olağan akışını sekteye uğratan en ciddi davranışsal kusurlardan biridir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bu tür eylemler, işverene iş sözleşmesini feshetme yetkisi tanımaktadır. Ancak bu sürecin hukuki bir zeminde, hak kayıplarına yol açmadan yönetilebilmesi için kanunun öngördüğü usul kurallarına tam uyum sağlanması şarttır.

Bu yazımızda; işçinin çalışma arkadaşlarını kışkırtması eyleminin hukuki niteliğini, geçerli fesih ile haklı fesih arasındaki sınır çizgilerini, Yargıtay’ın konuya yaklaşımını ve usulüne uygun bir işten çıkarma sürecinde dikkat edilmesi gereken tüm kritik aşamaları inceleyeceğiz.

1. İşçinin Çalışma Arkadaşlarını İşverene Karşı Kışkırtması Nedir?

İşçinin çalışma arkadaşlarını kışkırtması; işyerinde çalışan diğer personeli işverene, yöneticilere veya işyeri politikalarına karşı olumsuz tavır almaya, işi yavaşlatmaya, itaatsizliğe veya toplu protestolara yönlendirme amacı taşıyan her türlü sözlü, yazılı veya davranışsal eylemi ifade eder.

Bu eylem, işverenin yönetim otoritesini doğrudan sarstığı gibi, işyerindeki organizasyon yapısını da işlevsiz hale getirebilir. İş sözleşmesiyle işçinin üstlendiği en temel borçlardan biri "sadakat borcu"dur. İşçinin, çalışma düzenini bozacak şekilde diğer personeli provoke etmesi, bu borcun ve iş ilişkisinin temelini oluşturan "güven ilişkisi"nin açık bir ihlalidir. Bu nedenle söz konusu davranış, İş Kanunu uyarınca işverene sözleşmeyi sonlandırma hakkı veren hukuki bir zemin hazırlar.

2. Kışkırtma Eylemi Geçerli mi Yoksa Haklı Nedenle Fesih Sebebi midir?

İş hukukunda işçinin kusurlu davranışları, ağırlık derecesine göre iki farklı fesih türüne konu olur: Geçerli nedenle fesih(İş Kanunu m. 18) ve Haklı nedenle fesih (İş Kanunu m. 25/II). İşçinin kışkırtma eylemi somut olayın özelliklerine göre bu iki kategoriden birine dahil edilir.

Geçerli Nedenle Fesih Sınırları

Eğer işçinin kışkırtma olarak nitelendirilen davranışı, temelde ücretlerin zamanında ödenmemesi veya çalışma koşullarının ağırlaşması gibi objektif bir probleme dayanıyorsa ya da eylem işyerindeki üretimi tamamen durduracak boyutlara ulaşmamışsa, bu durum işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle fesih olarak kabul edilir. Bu fesih türünde işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakları saklı kalır.

Haklı Nedenle Fesih Sınırları

İşçinin eylemleri işyerindeki üretimi/hizmeti tamamen durdurma noktasına getirmişse, kasıtlı olarak işverene ticari veya prestij açısından ağır zararlar verme amacı taşıyorsa ya da ahlak ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırılık (örneğin işverene yönelik asılsız iftiralarla kışkırtma yapmak) teşkil ediyorsa, haklı nedenle derhal fesih gündeme gelir. Bu durumda işveren, tazminatsız fesih hakkını kullanabilir.

Kritik Ayrım: Fesih türünün doğru tayin edilmesi, işverenin tazminat yükümlülüklerini ve olası bir işe iade davasının kaderini doğrudan belirler. Hatalı bir nitelendirme, işvereni ciddi bir tazminat yüküyle karşı karşıya bırakabilir.

3. Konuya İlişkin Yargıtay Yaklaşımı ve Emsal Karar

Yargıtay, işçinin kışkırtma teşkil eden eylemlerinde olayın meydana geliş biçimini, amacını ve işyerine olan etkilerini titizlikle incelemektedir. Yargıtay inançlarına göre, işçilerin hak arama hürriyeti ile işverenin otoritesini sarsma amacı taşıyan kışkırtma eylemleri arasında hassas bir denge kurulmalıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin emsal niteliğindeki bir kararında konu şöyle değerlendirilmiştir:

(…) işverenin bazı işçileri işten çıkarması üzerine davacının, işten çıkarılanları ve kendisinin de işten çıkarılıp çıkarılmadığını öğrenmek üzere işverenin açıklama yapması için yaklaşık 40 işçi ile mesai bitiminden saat 20:20’ye kadar yemekhanede toplandığı anlaşılmıştır. Feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmakla birlikte… geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. (…) (Yargıtay 9.HD, 02.05.2005, E. 2005/12359, K. 2005/15192)

Bu karardan da anlaşılacağı üzere, işçilerin bir araya gelerek tepki göstermesi veya bilgi almaya çalışması iş düzenini bozacak nitelikte yapısal bir organizasyona dönüştüğünde, Yargıtay bunu "haklı neden" saymasa dahi, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işverenden beklenemeyeceği gerekçesiyle "geçerli neden" olarak kabul etmektedir.

4. Geçerli Nedenle Fesih Nedir? (İş Kanunu Madde 18)

Geçerli nedenle fesih, iş güvencesi kapsamında olan işyerlerinde, iş sözleşmesinin kanunda öngörülen meşru gerekçelere dayandırılarak sonlandırılmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bu durumu şu şekilde düzenlemiştir:

"Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır."

İşçinin çalışma arkadaşlarını kışkırtması eylemi, bu maddenin özü itibarıyla "işçinin davranışlarından kaynaklanan"geçerli bir sebep oluşturur. Zira bu davranış, iş sözleşmesinin ifasını işveren açısından çekilmez hale getiren negatif bir tutumdur.

5. Adım Adım İşten Çıkış Süreci ve Usul Kuralları

İşçinin kışkırtma eylemi ne kadar açık ve kusurlu olursa olsun, iş kurallarına ve yasal usullere uyulmadan yapılan bir fesih, yargı mercileri tarafından doğrudan "geçersiz" sayılır. Usul hataları, haklı durumdaki işvereni haksız konuma düşürür. Sürecin yasal olarak kusursuz yürütülmesi için şu adımlar sırasıyla uygulanmalıdır:

A. İşçinin Yazılı Savunmasının Alınması

İş Kanunu m. 19/2 uyarınca, işçinin davranışı veya verimliliği nedeniyle sözleşmesi feshedilmeden önce mutlaka savunması alınmalıdır. Savunma hakkı tanınmadan yapılan fesihler esasa girilmeksizin geçersiz kılınır. İşçiye isnat edilen kışkırtma eylemleri net bir şekilde yazılı olarak bildirilmeli ve makul bir süre (uygulamada en az 2-3 iş günü) tanınarak yazılı savunması istenmelidir.

B. Feshin Son Çare Olma (Ultima Ratio) İlkesi

Hukukumuzda fesih, işverenin başvurabileceği en son çare olmalıdır. İşveren, kışkırtma eylemi karşısında fesihten önce ihtar (uyarı) mekanizmasını tetiklemiş mi, işçinin görev yerini değiştirmeyi denemiş mi veya arabulucu bir yaklaşım sergilemiş mi soruları mahkemede önem kazanır. Tüm bu önlemlere rağmen işyerindeki huzursuzluk devam ediyorsa fesih yoluna gidilmelidir.

C. Fesih Hakkının Makul Sürede Kullanılması

İş Kanununda geçerli nedenle fesih için haklı fesihteki gibi (6 iş günlük) kesin bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay, işverenin eylemi öğrenmesinden itibaren "makul bir süre" içinde fesih hakkını kullanmasını arar. Olayın üzerinden aylar geçtikten sonra geçmişe dönük kışkırtma iddiasıyla fesih yapılması dürüstlük kuralına aykırı bulunur.

D. Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılması ve Nedenin Açıkça Belirtilmesi

İş Kanunu m. 19/1 gereğince fesih bildirimi yazılı yapılmak zorundadır. Bildirim metninde fesih gerekçesi muğlak ifadelerle değil; hangi tarihte, hangi eylemlerle çalışma arkadaşlarının kışkırtıldığı gibi açık, kesin ve somut olgularla yazılmalıdır.

6. Geçerli Fesih Durumunda İşçinin Hakları ve SGK Çıkış Kodu

İş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilen bir işçiye yasal olarak tanınan haklar şunlardır:

  • Kıdem Tazminatı: İşçinin işyerinde en az 1 yıllık kıdemi bulunuyorsa, geçerli fesih işlemlerinde kıdem tazminatı eksiksiz ödenmelidir.
  • İhbar Tazminatı: İşveren, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar sürelerine (2 ila 8 hafta) uyarak çalıştırıp fesih yapabilir. Eğer işçi derhal işten çıkarılmak isteniyorsa, bu sürelere ait ücret ihbar tazminatı olarak peşin ödenmelidir.
  • SGK Çıkış Kodu: Bu tür fesih işlemlerinde SGK işten çıkış bildirgesinde "Kod 4" (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi - geçerli fesih dahil) kullanılmalıdır.

7. Feshin Geçersizliğinin Sonuçları ve İşe İade Davası

İşçi, yapılan feshin haksız olduğunu veya usul kurallarına uyulmadığını iddia ediyorsa yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. Bu süreç şu şekilde işler:

Arabuluculuk ve Dava Süreci

İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Mahkemenin Feshi Geçersiz Bulması Halinde Doğacak Tazminatlar

Eğer mahkeme işverenin iddiasını ispatlayamadığına veya usul hatası yaptığına karar vererek feshin geçersizliğine hükmederse, işveren şu mali yükümlülüklerle karşılaşır:

Tazminat Türü

Yasal Kapsamı

Koşulu

Boşta Geçen Süre Tazminatı

En çok 4 aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar

Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar olan süreç için şartsız ödenir.

İşe Başlatmama Tazminatı

En az 4, en çok 8 aylık ücret tutarında

İşçinin 10 iş günü içinde başvurusuna rağmen işverenin onu 1 ay içinde işe iade etmemesi durumunda doğar.

Önemli İstisna: İşçi işe iade davasını kazanmasına rağmen, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurmazsa veya işverenin usulüne uygun işe davetine rağmen işe başlamazsa, yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bu durumda işçi boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatlarını talep edemez.

8. Fesih Sonrası Dava Açılması Durumunda İşverenin Yol Haritası

İşçinin işe iade davası açması halinde, işveren haklılığını korumak adına stratejik adımlar atmalıdır:

  • İspat Yükünün Yerine Getirilmesi: İş Kanunu uyarınca feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü işverendedir. İşveren; işçinin kışkırtma eylemlerine dair tutulan tutanakları, varsa kamera kayıtlarını, yazışmaları ve en önemlisi olaya tanıklık eden diğer çalışma arkadaşlarının beyanlarını mahkemeye sunmalıdır.
  • Mali Risk Analizi: Davanın kaybedilmesi ihtimaline karşılık, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatlarının getireceği finansal yük önceden hesaplanmalı, gerekirse dava sürecinde sulh veya arabuluculuk alternatifleri değerlendirilmelidir.
  • Karar Sonrası Uygulama: Dava kaybedilirse ve işçi işe başlamak için yasal sürede başvurursa; işverenin işçiyi gerçekten işe başlatıp başlatmayacağına dair kararı 1 ay içinde netleştirmesi ve tazminat ödemelerini bu doğrultuda gerçekleştirmesi gerekir.

Sonuç ve Hukuki Tavsiye

İşçinin çalışma arkadaşlarını işverene karşı kışkırtması, işyerinin huzurunu bozan dinamik bir kusurdur ve işverene haklı/geçerli fesih hakkı tanır. Ancak iş hukukunun koruyucu yapısı gereği, haklı olmak tek başına yeterli değildir; hukuki olarak da haklı kalabilmek gerekir. Yazılı savunma alınması, feshin son çare olması ilkesine uyulması ve somut gerekçelerin fesih bildirimine yazılması gibi usuli işlemler titizlikle yönetilmelidir.

Fesih öncesi hazırlık süreçlerinden mahkeme aşamasına kadar telafisi güç zararların önüne geçilmesi adına, sürecin en başından itibaren uzman bir iş hukuku avukatı ile birlikte yürütülmesi tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar