Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993
İş Hukukuİşveren Hakları 25 Şubat 2026

İşçinin İşini Aksatması: Geçerli Nedenle Fesih Koşulları ve Hukuki Prosedür

·25 Şubat 2026 ·6 dk okuma

İş sözleşmesi, işçinin taahhüt ettiği edimi işyerinde belirlenen kurallar çerçevesinde ve tam bir özen borcuyla ifa etmesini gerektirir. Bir işçinin haklı bir mazereti olmaksızın işini aksatması, iş…

İş sözleşmesi, işçinin taahhüt ettiği edimi işyerinde belirlenen kurallar çerçevesinde ve tam bir özen borcuyla ifa etmesini gerektirir. Bir işçinin haklı bir mazereti olmaksızın işini aksatması, iş akışını yavaşlatması veya durdurması, işverenin ticari faaliyetlerini ve yönetim hakkını doğrudan zedeler. Bu tür davranışlar, yalnızca üretim veya hizmet kalitesini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda takım arkadaşları arasında haksız iş yükü yaratarak çalışma barışını da bozar.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında, işçinin işini aksatması "işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle fesih" gerekçesi sayılmaktadır. Ancak işverenin bu işten çıkarma işlemini yargı önünde koruyabilmesi için kanunun öngördüğü şekil şartlarına ve usul kurallarına tam uyum sağlaması zorunludur.

Bu yazımızda; işi aksatma eyleminin hukuki niteliğini, hangi davranışların bu kapsama girdiğini, Yargıtay’ın emsal kararlarını ve fesih sürecinin yasal takvimini detaylarıyla ele alacağız.

1. Hukuki Boyutuyla İşçinin İşini Aksatması Nedir?

İşçinin işini aksatması; personelin işin yürütümünü olumsuz etkileyecek, yavaşlatacak veya tamamen engelleyecek şekilde görevlerini gereği gibi yerine getirmekten kaçınması durumudur. İş sözleşmesinin özünü oluşturan "özen borcu", işçinin mesai saatleri içinde tüm dikkatini ve emeğini işe vermesini emreder. İşçinin bu borca aykırı hareket etmesi, işverenin iş ilişkisini sürdürmesini objektif olarak beklenemez hale getirdiğinde geçerli fesih mekanizması tetiklenir.

Uygulamada İş Aksatma Sayılan Tipik Davranışlar

İşyerinde sıkça karşılaşılan ve yasal olarak işi aksatma başlığı altında değerlendirilen başlıca olumsuz davranışlar şunlardır:

  • İşin eksik, kötü veya kalitesiz yapılması,
  • Görev tanımlarının gerektirdiği mesleki özenin gösterilmemesi,
  • İşçinin kendi sorumluluğundaki işleri savsaklaması nedeniyle mesai arkadaşlarına fazladan iş yükü binmesi,
  • Mesai saatini doldurmak amacıyla iş dışı (şahsi) konularla uğraşılması,
  • İşin yürütümünü sekteye uğratacak derecede sürekli ve uzun telefon kullanımı,
  • Görev yeri dışında, işyerinin farklı bölümlerinde amaçsızca dolaşılması.

2. Yargıtay’ın Görev Yeri İhlallerine ve İhmalkarlığa Yaklaşımı

Yargıtay, işçinin işini aksattığı iddialarında, personelin somut görev tanımını, ihlalin niteliğini ve işverence daha önce yapılan uyarıların varlığını titizlikle inceler. Özellikle kritik kamu veya sağlık hizmeti veren sektörlerde görev yerinin terk edilmesi, doğrudan geçerli fesih nedeni olarak onaylanmaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki emsal kararı şu şekildedir:

(…) davalı işyerinde hemşire olarak görev yapan davacı hakkında, …tarihinde ve fesih tarihinde tutulan tutanaklara göre, davacının nöbette iken arandığında, nöbet yeri yerine, hastane bahçesinde işyerinde çalışmayan ziyarete gelen erkek arkadaşları ile sohbet ettiği, daha önce uyarıldığı, tutanak içeriğinin davalı tutanak tanzimcisi tanıklar tarafından doğrulandığı, davacının bu davranışlarından kaynaklanan nedenin işyerinde olumsuzluklara yol açtığı anlaşılmaktadır. Davalı işverenin iş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.(…) (Yargıtay 9.HD, 19.06.2006, E. 2006/14699, K. 2006/17516)

Bu karardan da anlaşılacağı üzere, işçinin mesai saatinde olması gereken yerde bulunmaması ve bu durumun süreklilik arz etmesi, işverenin yaptığı fesih işlemini hukuken geçerli kılmaktadır.

3. Geçerli Nedenle Fesih Nedir? (İş Kanunu Madde 18)

Geçerli nedenle fesih; iş güvencesi kapsamında olan işyerlerinde, işverenin iş sözleşmesini tek taraflı olarak ancak kanunun meşru saydığı haklı gerekçelerle sonlandırabilmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bu genel çerçeveyi şöyle çizer:

"Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz."

İşçinin görevlerini savsaklaması ve iş düzenini bozması, bu madde metninde ifade edilen "işçinin davranışlarından kaynaklanan" meşru bir geçerli fesih nedenidir.

4. İşini Aksatan İşçinin Çıkış Sürecinde 5 Usul Adımı

İşçinin kusurlu eylemleri tutanaklarla net bir şekilde belgelenmiş olsa bile, yasal usul adımları atlanarak yapılan bir fesih işlemi mahkemede doğrudan "geçersiz" sayılacaktır. İşverenin haklılığını yargı önünde koruyabilmesi için şu adımları sırasıyla atması gerekir:

[İş Aksatma Tutanakları] ➔ [Yazılı İhtarlar & Savunma İstemi] ➔ [Son Çare İlkesi Testi] ➔ [Yazılı Gerekçeli Fesih]

  • İşçinin Yazılı Savunmasının Alınması: İş Kanunu m. 19 uyarınca, işçinin davranışlarına dayanan fesihlerde fesihten önce işçinin savunmasının alınması yasal bir zorunluluktur. İşçiye işini aksattığı durumlar somut olarak bildirilmeli ve yazılı savunma hakkı tanınmalıdır. Savunma alınmadan yapılan fesihler doğrudan usulden iptal edilir.
  • Feshin Son Çare Olma (Ultima Ratio) İlkesi: İşveren doğrudan fesih yoluna gitmeden önce daha hafif önlemleri denemiş olmalıdır. İşçinin resmi olarak uyarılması, yazılı ihtarlar verilmesi veya görev yeri/birim değişikliği gibi alternatif yolların araştırılması gerekir. Tüm bu önlemlere rağmen iş aksaması sürüyorsa fesih son çare olarak uygulanmalıdır.
  • Makul Süre Esası: Geçerli fesih işlemleri için İş Kanununda hak düşürücü sabit bir süre olmasa da işverenin dürüstlük kuralı gereği eylemlerin süreklilik kazandığı makul bir zaman dilimi içinde fesih iradesini ortaya koyması gerekir.
  • Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılması: İş Kanunu m. 19/1 gereğince geçerli neden iddiasına dayanan fesih bildirimi kesinlikle yazılı olarak yapılmalıdır. Sözlü bildirimler yasa önünde geçersizdir.
  • Fesih Nedeninin Açık ve Kesin Belirtilmesi: Bildirim formunda genel ifadeler yerine; "Yapılan yazılı ihtarlara ve alınan savunmalarınıza rağmen, mesai saatleri içinde sorumluluk alanınızı terk ederek işlerin aksamasına yol açtığınız tespit edildiğinden..." şeklinde net ve somut gerekçeler yazılmalıdır.

5. Geçerli Fesihte İşçinin Yasal Hakları ve SGK Kodu

Usul kurallarına uygun olarak sözleşmesi geçerli nedenle feshedilen işçiye kanuni hakları eksiksiz teslim edilmelidir:

  • Tazminat Hakları: İşçi işyerinde en az 1 yıllık yasal kıdem süresini doldurmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir. İşveren yasal ihbar sürelerine uyarak sözleşmeyi bitirebileceği gibi, bu sürelere ait ücreti peşin ödemek suretiyle ihbar tazminatı vererek de çıkış yapabilir.
  • SGK İşten Çıkış Kodu: Fesih işlemi kesinleştiğinde yasal bildirim ekranına çıkış kodu olarak "Kod 4" (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi - geçerli fesih dahil) işlenmelidir.

6. İşe İade Davası ve Feshin Geçersiz Sayılmasının Mali Sonuçları

İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin geçerli bir nedene dayanmadığını veya yasal usul kurallarına uyulmadığını iddia ederek dava açma hakkına sahiptir.

Arabuluculuk ve Dava Takvimi

İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar arasında anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Mahkemenin Feshi Geçersiz Bulması Halinde Doğacak Tazminatlar

İş mahkemesi işverenin iddiasını haksız bulur veya usul hatası tespit ederek feshin geçersizliğine hükmederse, İş Kanunu’nun 21. maddesi çerçevesinde işveren şu mali yaptırımlarla karşı karşıya kalır:

Tazminat Kalemi

Yasal Süresi / Tutarı

Uygulanma Esası

Boşta Geçen Süre Tazminatı

En çok 4 aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar

Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar geçen çalıştırılmayan dönem için işçiye şartsız ödenir.

İşe Başlatmama Tazminatı

En az 4, en çok 8 aylık ücret tutarı

Kesinleşen mahkeme kararının ardından işçinin başvurmasına rağmen, işverenin onu 1 ay içinde işe geri başlatmaması halinde doğar. Tazminat miktarını hakim takdir yetkisini kullanarak belirler.

Kritik İstisna: İşe iade davasını kazanan işçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurmazsa veya işverenin usulüne uygun işe davetine rağmen göreve geri dönmezse, bu tazminat haklarını kaybeder. Bu durumda fesih yasal olarak geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur; işçiye bu ücret ve tazminatlar ödenmez.

7. Fesih Sonrası Açılan Davalarda İşverenin Risk Yönetimi

İşçi tarafından işe iade davası açılması durumunda, işverenin yasal pozisyonunu korumak adına izlemesi gereken strateji şu şekildedir:

  • İspat Yükünün Karşılanması: İşe iade davalarında feshin geçerli bir nedene dayandığını kanıtlama yükü işverendedir. İşveren; işin aksatıldığı günlere dair tutulan tutanakları, performans raporlarını, işçiye çekilen yazılı ihtarları ve alınan savunma metinlerini mahkemeye delil olarak sunmalıdır. Belgelerin eksiksizliği davanın kazanılma ihtimalini yükseltir.
  • Kaybedilen Dava Sonrası Sözleşmenin Durumu: Dava kaybedilir ve işçi yasal sürede başvurmasına rağmen işveren tarafından işe tekrar başlatılmazsa (veya başlatılmayacağı bildirirse), işçinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş sözleşmesi yasal olarak sona ermiş sayılır. Bu durumda İş Kanunu m. 21/5 gereğince, işe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ile yasal şartları oluşmuşsa kıdem tazminatı nakden ödenir.

Sonuç

İşçinin işini aksatması, işverene iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetme hakkı veren meşru bir gerekçedir. Ancak iş hukukunun koruyucu ve şekilci yapısı gereği, süreç boyunca atılacak her adımın yasal mevzuata uygun olması şarttır. Hatalı kurgulanan ihtarlar veya savunma hakkı tanınmadan yapılan fesihler, firmaları ciddi bir tazminat yüküyle karşı karşıya bırakabilir. Bu nedenle, işin aksatılmasına dayalı uyuşmazlıklarda fesih aşamasına geçilmeden önce alanında uzman bir iş hukuku avukatından profesyonel destek alınması önemle tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar