Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

İtirazın Kaldırılması Davası ve Şartları (İİK m. 68 - 69)

·20 Şubat 2026 ·4 dk okuma

İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibi kendiliğinden durdurur. Duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklının önünde iki temel hukuki yol bulunur: Genel…

İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibi kendiliğinden durdurur. Duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklının önünde iki temel hukuki yol bulunur: Genel mahkemelerde açılan itirazın iptali davası veya İcra Mahkemesi nezdinde talep edilen itirazın kaldırılması yolu.

İtirazın kaldırılması, genel mahkemelere kıyasla oldukça hızlı, şekli ve pratik bir yoldur. Ancak bu yola başvurabilmek için alacağın İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 68’de sayılan nitelikli nitelikli belgelerden birine dayanması şarttır. Yazımızda; itirazın kesin ve geçici olarak kaldırılması arasındaki farklar, yargılama usulü, borçtan kurtulma davası ve tazminat boyutları ayrıntılarıyla incelenmiştir.

İtirazın Kaldırılması Nedir?

İtirazın kaldırılması; borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itiraz nedeniyle duran takibin, icra hukuku prosedürleri çerçevesinde İcra Mahkemesi kararıyla yeniden başlatılmasını sağlayan hukuki çaredir.

Alacaklı, genel mahkemelerdeki uzun yargılama süreçlerine girmeden, elindeki somut nitelikli belgelere dayanarak İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir.

1. İtirazın Kesin Olarak Kaldırılması (İİK m. 68)

Borçlunun takibe yaptığı itiraz, senedin altındaki imzaya değil de borcun esasına (borcun bulunmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı vb.) yönelikse, alacaklı itirazın kesin olarak kaldırılması yoluna başvurur.

İİK Madde 68’de Sayılan Belgeler

İtirazın kesin olarak kaldırılması talebinin kabul edilebilmesi için alacağın aşağıdaki nitelikli belgelerden birine bağlı olması zorunludur:

  • İmzası İkrar Edilmiş Adi Senet: Borçlunun üzerindeki imzayı inkar etmediği, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içeren yazılı belgelerdir.
  • İmzası Noter Tarafından Onaylanmış Senetler: Noterlikçe düzenlenen veya imzası onaylanan resmî senetlerdir. Bu belgelerdeki imza inkar edilemez.
  • Resmî Dairelerin/Yetkili Makamların Usulüne Göre Verdikleri Belgeler: Resmî kurumların yetkileri dahilinde düzenledikleri ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren belgelerdir (örneğin borç ödemeden aciz belgesi). Dekont veya basit makbuzlar tek başına borç ikrarı sayılmaz.
  • Kredi Kurumlarına Ait Belgeler: Bankalar tarafından borçluya usulüne uygun tebliğ edilen ve 1 ay içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen hesap özetleri ve kredi sözleşmesi evrakı.
  • Resmî Makamlar Huzurunda Yapılan Borç İkrarları: İcra tutanakları, ihtiyati haciz tutanakları veya mahkeme huzurunda yapılan borç kabulleri.

2. İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması (İİK m. 68/a)

Borçlu, takibe dayanak yapılan adi senetteki imzanın kendisine ait olmadığını (imza inkarı) iddia etmişse, alacaklı itirazın kesin kaldırılmasını isteyemez; itirazın geçici olarak kaldırılmasını talep etmek zorundadır.

Yargılama Usulü ve İmza İncelemesi

  • İcra Mahkemesi, imza incelemesini öncelikli olarak yürütür.
  • Borçlu, duruşmaya bizzat katılmak ve imza örnekleri vermek zorundadır. Mazeretsiz olarak duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazı geçici olarak kaldırılır ve borçlu %10 para cezasına mahkum edilir.
  • Bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın borçluya ait olduğu tespit edilirse, mahkeme itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verir.

Borçtan Kurtulma Davası (İİK m. 69)

Hakkında itirazın geçici olarak kaldırılması kararı verilen borçluya, bu kararın etkilerini bertaraf edebilmesi için özel bir dava hakkı tanınmıştır.

  • Dava Açma Süresi: İtirazın geçici olarak kaldırılması kararının tebliğ veya tefhiminden itibaren 7 gün içinde genel mahkemelerde açılmalıdır.
  • Hukuki Niteliği: Bu dava bir menfi tespit davası mahiyetindedir ve esasa ilişkin yargılama yapılır.
  • Geçici Haciz: 7 günlük dava açma süresi içinde alacaklı borçlunun malları üzerine geçici haciz koydurabilir. Borçlu 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açmazsa geçici haciz kesin hacze dönüşür ve satış istenebilir.

Kesin ve Geçici İtirazın Kaldırılması Karşılaştırma Tablosu

Kriter

İtirazın Kesin Kaldırılması (İİK m. 68)

İtirazın Geçici Kaldırılması (İİK m. 68/a)

İtirazın Sebebi

Borcun esasına itiraz (ödendi, yok vb.)

Senedin altındaki imzaya itiraz (imza inkarı)

Aranan Belge

İİK 68'deki borç ikrarı içeren belgeler

İmzası inkar edilen borç senedi

Borçlunun Duruşmaya Katılımı

Vekille temsil edilebilir

Bizzat katılım zorunludur (imza örneği için)

Kararın Sonucu

Takip doğrudan kesinleşir ve haciz istenir

Takip geçici durur; borçluya 7 gün süre tanınır

Açılabilecek Karşı Dava

Menfi Tespit / İstirdat Davası

Borçtan Kurtulma Davası (7 gün içinde)

Hak Düşürücü Süreler ve Görevli Mahkeme

  • Başvuru Süresi: Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 6 ay içinde başvuruda bulunmalıdır. 6 aylık süre hak düşürücüdür. Sürenin kaçırılması halinde itirazın kaldırılması yoluna başvurulamaz; ancak 1 yıllık süre dolmamışsa genel mahkemelerde itirazın iptali davası açılabilir.
  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: İcra takibinin başlatıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesi'dir. Yargılama basit yargılama usulüne tabidir.

İcra İnkar ve Kötüniyet Tazminatı

İtirazın kaldırılması yargılaması sonucunda mahkemece taraflar aleyhine tazminata hükmedilebilir:

  • Talebin Kabulü Halinde (Alacaklı Lehine): Borçlunun itirazı haksız bulunur ve kaldırılırsa, alacaklının talebi üzerine borçlu, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir.
  • Talebin Reddi Halinde (Borçlu Lehine): Alacaklının sunduğu belgeler İİK m. 68 niteliğinde bulunmaz ve talep reddedilirse, borçlunun talebi üzerine alacaklı, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilebilir.

Maddi Anlamda Kesin Hüküm: İcra Mahkemesi kararları dar yetkili incelemeye dayandığı için maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Taraf hakları genel mahkemelerde (menfi tespit, alacak veya istirdat davalarında) yeniden dava konusu edilebilir.

Usul İşlemlerinde Avukat Desteğinin Önemi

İtirazın kaldırılması süreci; 6 aylık hak düşürücü sürenin takibi, İİK m. 68 kapsamındaki belge niteliklerinin doğru değerlendirilmesi ve itirazın iptali seçeneği ile karşılaştırmalı strateji kurulması gereken teknik bir icra hukuku alanıdır. Usul hataları nedeniyle davanın reddedilmesi, tazminat yükümlülüğüne ve zaman kaybına yol açabileceğinden sürecin uzman bir icra avukatı vasıtasıyla yürütülmesi tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar