Güvenilir Hukuki Çözüm Ortağınız since 1993

Tasarrufun İptali Davası: Şartları, İptal Sebepleri ve Zamanaşımı (İİK m. 277-280)

·18 Temmuz 2026 ·5 dk okuma

Borçluların, henüz başlamamış veya devam eden icra takiplerinden mal kaçırmak amacıyla varlıklarını üçüncü kişilere devretmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Alacaklıların haklarını korumak ve…

Borçluların, henüz başlamamış veya devam eden icra takiplerinden mal kaçırmak amacıyla varlıklarını üçüncü kişilere devretmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Alacaklıların haklarını korumak ve borçlunun hileli işlemlerle eksilttiği malvarlığı üzerinden alacağını tahsil edebilmesini sağlamak amacıyla tasarrufun iptali davası kurumu düzenlenmiştir.

Tasarrufun iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 277 ve devamı maddelerinde yer alır. Yazımızda; tasarrufun iptali davasının hukuki niteliği, dava şartları, kanunda öngörülen iptal nedenleri, hak düşürücü süreler ve görevli mahkemeler ayrıntılarıyla incelenmiştir.

Tasarrufun İptali Davası Nedir?

Tasarrufun iptali davası; borçlunun, alacaklılarını zarara uğratmak veya onlardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruf işlemlerinin (satış, bağış, rehin tesisi vb.) alacaklı bakımından geçersiz sayılması ve devredilen malın mülkiyeti değişmeksizin borçluya aitmiş gibi haczedilip sattırılmasını sağlayan bir şahsi eda davasıdır.

Hukuki Niteliği: Bu dava, yapılan devir işlemini tamamen hükümsüz kılmaz. Mülkiyet devralan üçüncü kişide kalmaya devam eder; ancak davayı kazanan alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yapma ve satarak alacağını tahsil etme yetkisi verir. Satış sonrasında borç kapatıldıktan sonra geriye bir miktar kalırsa, bu tutar malı devralan üçüncü kişiye ödenir.

Dava Esasındayken Hak Kaybını Önleyici Tedbirler

Yargılama devam ederken borçlunun veya malı devralan üçüncü kişinin dava konusu malı 4. veya 5. kişilere devretmesini önlemek amacıyla dava dilekçesinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep edilmelidir (İİK m. 281/2).

Mahkemece verilecek ihtiyati tedbir kararı ile tapu veya ruhsat kaydına şerh verilerek malın dava sürecinde başkalarına devredilmesinin önüne geçilir.

Tasarrufun İptali Davasının Şartları

Bir tasarrufun iptali davasının esasına geçilebilmesi için öncelikle kanunda aranan genel dava şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir:

  • Geçerli Bir İcra Takibi ve Alacak: Davacının borçlu aleyhine başlattığı ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerekir.
  • Aciz Vesikası Bulunması: Alacaklının elinde, borçlunun borcu ödemeye yetecek malvarlığının bulunmadığını gösteren kesin veya geçici aciz vesikası (İİK m. 105, m. 143) yer almalıdır. (Haciz esnasında borçlunun haczedilebilir malının bulunmadığını tespit eden haciz tutanağı da geçici aciz vesikası hükmündedir.)
  • Tasarrufun Borcun Doğumundan Sonra Yapılması: İptali istenen devir veya tasarruf işleminin, icra takibine konu borcun doğum tarihinden sonra gerçekleşmiş olması zorunludur. Borç doğmadan önce yapılan devirler bu davaya konu edilemez.
  • Hukuki İşlemin İradî Olması: İptal davası yalnızca borçlunun kendi iradesiyle yaptığı (satış, bağış vb.) işlemlere karşı açılabilir. Cebri icra yoluyla yapılan satışlar veya mahkeme kararları iptal davasına konu olamaz.

Kanunda Sayılan İptal Nedenleri

İcra ve İflas Kanunu, tasarrufun iptaline konu olabilecek durumları üç ana grupta toplamıştır:

1. İvazsız (Karşılıksız) Tasarrufların İptali (İİK m. 278)

Hacizden, aciz vesikası alınmasından veya iflasın açılmasından itibaren geriye dönük 2 yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar (bağışlar) iptale tabidir.

Kanun, bazı işlemleri karşılığında bir bedel alınmış olsa dahi bağışlama (ivazsız) olarak kabul eder (Kanuni Karineler):

  • Karı-koca, altsoy-üstsoy, 3. dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile evlatlık arasındaki devirler,
  • Devredilen malın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fahiş bir farkın bulunması,
  • Borçlunun kendisi veya başkası lehine ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapması, intifa veya irat hakkı tesis etmesi.

2. Aciz Halinde Yapılan Tasarrufların İptali (İİK m. 279)

Borçlunun borca batık (ödemede darlığa düşmüş) olduğu dönemde yaptığı belirli işlemler, hacizden veya iflastan önceki geriye dönük 1 yıl kapsamak kaydıyla iptal edilebilir:

  • Mevcut bir borcu teminat altına almak için sonradan verilen rehinler (daha önceden verilmiş rehin taahhüdü yoksa),
  • Para veya mutad ödeme araçları dışında yapılan para dışı ödemeler (örneğin borca karşılık taşınmaz devredilmesi),
  • Vadesi gelmemiş (muaccel olmamış) bir borç için yapılan ödemeler,
  • Kişisel hakların güçlendirilmesi amacıyla tapuya verilen şerhler.

3. Zarar Verme Kastından Ötürü İptal (İİK m. 280)

Borçlunun, alacaklılarını zarara uğratmak (mal kaçırmak) amacıyla yaptığı tüm tasarruflar iptale tabidir.

  • Şartı: Malı devralan üçüncü kişinin, borçlunun bu zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar için geçerlidir.
  • Süre: Bu nedene dayanarak devir tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabilir.
  • Kötüniyet Karinesi: Borçlunun yakın akrabaları, iş ortakları ile ticari işletmesinin tamamını veya önemli bir kısmını devralan kişilerin bu durumu bildikleri varsayılır. İspat yükü devralan 3. kişidedir.

Tasarrufun İptali Davasında Hak Düşürücü Süreler

Tasarrufun iptali davalarında süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece resen dikkate alınır.

İptal Nedeni / Madde

Hak Düşürücü Süre

Sürenin Başlangıcı

İvazsız Tasarruflar (İİK m. 278)

Geriye Dönük 2 Yıl

Haciz, aciz veya iflas tarihinden geriye dönük

Aciz Halinde Yapılan Tasarruflar (İİK m. 279)

Geriye Dönük 1 Yıl

Haciz, aciz veya iflas tarihinden geriye dönük

Zarar Verme Kastı (İİK m. 280)

5 Yıl

Tasarrufun (devrin) yapıldığı tarihten itibaren

Davanın Tarafları ve Üçüncü Kişilerin Durumu

Davacı Taraf

Davayı açma hakkı; elinde geçici veya kesin aciz vesikası bulunan alacaklılara veya iflas idaresine aittir (İİK m. 277).

Davalı Taraf

Dava, borçlu ile borçludan malı doğrudan devralan üçüncü kişiye karşı birlikte (zorunlu dava arkadaşlığı) açılır (İİK m. 282).

Malın 4. Kişilere Devredilmesi Halinde

Borçludan malı devralan 3. kişi, malı 4. bir kişiye satmışsa:

  • 4. Kişi İyiniyetli İse: Mal 4. kişinin elinden alınamaz. Ancak alacaklıya zarar veren kötüniyetli 3. kişi, malın rayiç değeri oranında tazminat ödemekle yükümlü kılınır.
  • 4. Kişi Kötüniyetli İse (Mal kaçırıldığını biliyorsa): Dava 4. kişiye de yöneltilerek malın haczi sağlanabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Uyuşmazlık ticari bir işlemden kaynaklansa dahi, İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel düzenleme uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
  • Yetkili Mahkeme: HMK m. 6 uyarınca genel yetki kuralları geçerlidir. Davalılardan (borçlu veya 3. kişi) birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Yargılama Usulü ve Davanın Sonuçları

Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabidir. Dava ve cevap dilekçelerinin sunulmasının ardından direkt tahkikat aşamasına geçilir.

Davanın Kabulü Halinde

Mahkeme tasarrufun iptaline karar verirse, dava konusu mal borçlunun mülkiyetine geri dönmez. Ancak davacı alacaklıya, o mal üzerinde icra takibine devam etme ve haczedip sattırma yetkisi verilir.

Davanın Reddi Halinde

Dava şartlarının (aciz vesikası vb.) yokluğu veya esasa ilişkin borçlunun mal kaçırma kastının bulunmadığının ispatlanması durumunda dava reddedilir. Dava sürecinde konulan ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizler kalkar.

Süreçte Uzman Desteğinin Önemi

Tasarrufun iptali davaları; aciz vesikası temini, ticari defter incelemeleri, tapu ve banka kayıtlarının takibi, rayiç değer tespitleri ve aksine ispat gerektiren kanuni karineler nedeniyle icra hukukunun en karmaşık alanlarından biridir. Şekli sürelerin kaçırılmaması ve iddiaların somut delillerle (bilirkişi, keşif, tanık vb.) desteklenmesi adına sürecin bir icra avukatı rehberliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar