Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açmayı düşünen veya kendisine bu dava ikame edilen kişilerin en çok merak ettiği konuların başında davanın ne kadar süreceği gelir. Paylı veya elbirliği…

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açmayı düşünen veya kendisine bu dava ikame edilen kişilerin en çok merak ettiği konuların başında davanın ne kadar süreceği gelir. Paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazın hukuki durumunu netleştiren bu davalar, usul hukuku kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır.

Bu rehberimizde, izale-i şuyu davası ne kadar sürer sorusunu; zorunlu arabuluculuk aşamasından karar kesinleşmesine, süreci uzatan ve kısaltan kritik etkenlere kadar tüm aşamalarıyla ele alıyoruz.

1. İzale-i Şuyu Davası Ortalama Ne Kadar Sürer?

Türkiye’deki mahkemelerin iş yükü ve usul adımları göz önüne alındığında, bir izale-i şuyu davası ortalama 1 ila 1,5 yıl (12 - 18 ay) arasında sonuçlanmaktadır.

Ancak bu süre standart bir süreç için geçerlidir. Davalı hissedar sayısının fazlalığı, tebligat süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, mirasçıların tespiti gibi durumlar davanın süresini doğrudan etkiler.

İzale-i Şuyu Davası İlk Celsede Biter mi?

Ortaklığın giderilmesi davasının ilk celsede bitmesi neredeyse imkansızdır. Çünkü mahkemenin karar verebilmesi için öncelikle taşınmazın güncel değerinin saptanması (kıymet takdiri) ve aynen taksiminin fiilen mümkün olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Bilirkişi atanması, keşif yapılması, raporun hazırlanması ve taraflara tebliği işlemleri birden fazla duruşma (celse) yapılmasını zorunlu kılar.

2. İzale-i Şuyu Davası Aşamaları ve Süreç Analizi

Davanın toplam süresini anlamak için, davanın başlangıcından infaz aşamasına kadar geçen her bir hukuki adımın süresini incelemek gerekir:

A) Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk Süreci (3 - 4 Hafta)

Hukukumuzda yapılan reformlar doğrultusunda, ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk süreci zorunlu kılınmıştır. Bu aşama tamamlanmadan doğrudan dava açılması halinde dava, usulden reddedilir.

  • Süreç İşleyişi: Arabulucuya başvurulduktan sonra süreç kural olarak 3 hafta içinde tamamlanır. Zorunlu hallerde arabulucu bu süreyi en fazla 1 hafta daha uzatabilir.
  • Anlaşamama Durumu: Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar uzlaşamazsa düzenlenen "anlaşamama tutanağı" ile birlikte dava açma hakkı doğar.

B) Davaya Hazırlık ve Dilekçelerin Teatisi (2 - 3 Ay)

Dava dilekçesinin doğru mahkemede (taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi) açılması ilk adımdır.

  • Tebligat Süreci: Dava dilekçesi tüm davalılara tebliğ edilir. Davalıların tebliğden itibaren 2 hafta içinde cevap dilekçesi sunma hakları vardır.
  • Eksikliklerin Giderilmesi: Dilekçede taraf bilgilerinde veya tapu kayıtlarında eksiklik varsa, hakim giderilmesi için 1 haftalık kesin süre verir. Bu eksikliklerin hızlıca tamamlanması davanın gereksiz uzamasını önler.

C) Ön İnceleme ve Tahkikat Aşaması (6 - 10 Ay)

Davanın esasına girilen, delillerin toplandığı ve keşif kararlarının alındığı en uzun aşamadır.

  • Bilirkişi Raporu: Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi, keşif tarihinden itibaren en geç 2 ay içinde raporunu teslim etmek zorundadır. Mahkeme bu süreyi gerekirse 2 ay daha uzatabilir.
  • Rapora İtiraz Süresi: Tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmek için 2 hafta süresi vardır. İtiraz üzerine ek rapor alınması veya yeni bilirkişi atanması süreci doğrudan uzatır.

D) İstinaf ve Kesinleşme Süreci (6 - 12 Ay)

Yerel mahkemenin verdiği karara karşı tarafların gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde istinaf yoluna başvurma hakkı vardır.

  • Temyiz Yasağı: İzale-i şuyu davalarında istinaf mahkemesinin verdiği kararlar kesin olup, kural olarak temyiz (Yargıtay) yolu kapalıdır.
  • İnfaz Şartı: Taşınmaz mallara ilişkin izale-i şuyu kararlarının uygulanabilmesi (satışın yapılabilmesi) için kararın kesinleşmiş olması şarttır. İstinaf başvurusu yapılmazsa karar 2 haftanın sonunda kesinleşir; başvuru yapılırsa BAM kararı beklenecektir.

3. İzale-i Şuyu Davasını Uzatan Temel Sebepler

Uygulamada davaların öngörülen 1-1,5 yıllık süreyi aşarak yıllarca sürmesine neden olan başlıca faktörler şunlardır:

  • Tebligat İmkansızlıkları: Davalı hissedarlardan birinin adresine ulaşılamaması veya yurt dışında yaşaması durumunda tebligatın yapılamaması davayı durma noktasına getirir. Bu hallerde ilan yöntemiyle tebligat yapılması süreci en az 6-8 ay uzatır.
  • Hissedarların Vefat Etmesi: Dava devam ederken bir hissedarın vefat etmesi halinde, veraset ilamı çıkarılarak tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekir. Bu durum davanın gidişatını ciddi oranda yavaşlatır.
  • Muhdesat İddiaları (Bekletici Mesele): Paydaşlardan birinin, "Taşınmaz üzerindeki bina/ağaçlar bana aittir" iddiasında bulunması (muhdesat iddiası) ve bu konuda Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı bir dava açması durumunda, izale-i şuyu mahkemesi bu davanın bitmesini bekletici mesele yapar. Bu durum süreci 2-3 yıl uzatabilir.
  • Uygun Olmayan Zaman İtirazı: TMK m. 698/3 gereğince davanın uygun olmayan bir zamanda (örneğin inşaatın devam etmesi, tarım arazisinde hasat dönemi öncesi vb.) açıldığının savunulması ve hakimin bu yönde araştırma yapması süreyi uzatır.

4. İzale-i Şuyu Davasında Süreç Nasıl Kısaltılır?

Süreci en asgari sürede tamamlamak ve hak kayıplarını engellemek için şu adımların atılması kritik önem taşır:

  • Eksiksiz Taraf ve Tapu Tespiti: Dava açılmadan önce güncel tapu kayıtları incelenmeli, paydaşların hayatta olup olmadığı kontrol edilmeli ve adres araştırmaları titizlikle yapılmalıdır.
  • Kıymet Takdirine Gerçekçi Yaklaşım: Bilirkişi tarafından belirlenen taşınmaz bedeline, fahiş bir hata olmadığı sürece sadece süreci uzatmak amacıyla itiraz edilmemelidir. Haklı temeli olmayan itirazlar mahkemece reddedileceği gibi sadece zaman kaybına yol açar.
  • Hukuki Sürelere Riayet: Bilirkişi raporuna itiraz, cevap dilekçesi sunma ve istinaf başvuru süreleri yasal olarak belirlenen 2 haftalık kesin süreler içinde eksiksiz yerine getirilmelidir.

Sonuç

İzale-i şuyu davaları, teknik detayları yoğun olan ve usuli hataların yılları bulan gecikmelere yol açtığı uyuşmazlıklardır. Davanın olabildiğince hızlı sonuçlanması, doğru mahkemede, eksiksiz bir dilekçeyle ve doğru iddialarla yola çıkılmasına bağlıdır. Sürecin her aşamasında haklarınızı korumak ve zamandan tasarruf etmek adına gayrimenkul hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmanız tavsiye edilir.

Yazar:

Tüm Yayınlar